كانی
Tarih ve Cografya Lugati - كانی maddesi. Sayfa: 70 - Sira: 4

Lugat-ı Tarihiye ve Coğrafiye - Yağlıkcızade Ahmet Rıfat ::: كانی osmanlıca ne demek, كانی anlamı.. Osmanlıca sözlükler Tarih ve Cografya Lugati كانی maddesi
كانی güncel sözlüklerde anlamı:
kânı ::: (a. s.) : kinaye söyliyen, dokunaklı iğneli söz söyliyen.
Kânî ::: (a. h. i.) : XVIII. asır Osmanlı edebiyatının nazım ve nesir üstadlarındandır. Tokatlı'dır, hezl ve mizah tarzında yazdığı güzel mektuplarla şöhret kazanmıştır. İstanbul'a Sadrâzam Hekimoğlu Ali Paşa ile gelmiştir. (1712-1791).
kani' ::: ("ka" uzun okunur, a. s. kanâat'den. c. : kaniûn, kaniîn) : 1) kanaat eden, yeter bulup fazlasını istemiyen. 2) inanmış, kanmış, (bkz. : mutmain).
kânı ::: (a. s.) kinaye söyliyen, dokunaklı iğneli söz söyliyen.
Kânî ::: (a. h. i.) XVIII. asır Osmanlı edebiyatının nazım ve nesir üstadlarındandır. Tokatlı'dır, hezl ve mizah tarzında yazdığı güzel mektuplarla şöhret kazanmıştır. İstanbul'a Sadrâzam Hekimoğlu Ali Paşa ile gelmiştir. (1712-1791).
kani' ::: (